RSS

İlk Yol Yarışım

30 Jan
İlk Yol Yarışım

Ve koşu kariyerimin🙂 ilk yarışını başarıyla tamamladım. Aylardır hazırlandığım Dubai Maratonu ve 10K koşusunda 10K koşusunu tamamladım. Mutluyum, gururluyum. Tam olarak istediğim gibi geçmemiş olsa da, gene de çok mutlu etti beni. Birkaç ay öncesine dek 500 metreyi zor koşan birisi olarak 10 kilometreyi hiç durmadan koştum. Zaten öncelikli hedefim yarışı tamamlamak. ikinci hedefim mesafeyi hiç durmadan koşmak, üçüncü hedefim ise 55 dakika veya altında koşmak idi. Hedeflerin ikisini tamamlamış oldum. Yarışı 1:02:16 ile tamamladım. Yani 7 dakika daha yavaş. Ama

<<mazeretim var. Hayır asabi de değilim ama olmama da ramak kalmıştı. Neyse baştan başlayalım…

Yarıştan önceki akşam ertesi gün giyeceğim herşeyi hazırladım, Garmin’imi şarj ettim, makarnamı yedim ve bir süre The Big Bang Theory seyrettikten sonra erkenden uyudum. Fakat oldukça heyecanlıydım. Bu yüzden olsa gerek uyumakta sıkıntı yaşadım biraz. Uyuduktan sonra ise garip rüyalar gördüm. Alarmı 5’e kurmuştum ama alarm çalmadan uyandım zaten. Biraz süt ve yulaf ezmesi yedim. Cuma olduğu için metro çalışmıyordu ve park yeri sıkıntısı olduğundan yetkililer yarış bölgesine araçla gitmemeyi önermişlerdi. Bu durumda tek seçeneğim taksiydi. Taksiye atlayıp yola koyuldum. Henüz güneş doğmamıştı Dubai üzerine. 

Taksi beni ana yol üzerinde bıraktı. Ben de yarış bölgesine doğru yürümekte olan kalabalık katılımcı seline kapıldım. Gerçekten de insan seli gibiydi adeta. Çeşitli takımlar adına yarışanlar takım formalarıyla, kalanlar ağırlıklı olarak yarış paketinden çıkan ve erkekler için siyah, kadınlar için yeşil olan Adidas tişörtlerle boy gösteriyordu. Genciyle yaşlısıyla, siyahı beyazıyla, her yaştan her renkten her milliyetten binlerce insan aynı amaç için start alanına doğru yürüyordu. Benim için gerçekten de unutulmaz anlardı. İlk kez bir katılımcı olarak yaşıyordum bu heyecanı.

Tuvaletlerin ve eşya emanet tırlarının bulunduğu bölgeye geldiğimde durdum ve birkaç fotograf çektim. O esnada maraton startı verildi zaten. Saatler GMT +4’e göre 7 idi. 7:15’te 10K startı verilecekti. İnsanlar açma germe hareketleri yapıyor, kısa koşularla ısınmaya çalışıyorlardı. Ben bulunduğum yerde zıplayarak hem ısınmaya hem heyecanımı yenmeye çalışıyordum. Son kez birkaç yudum su içtim ve start’a doğru hareketlendim. Birkaç Türk arkadaşla karşılaştım. Onlarla biraz sohbetten sonra bariyerle çevrili olan koşucuların girmesi gereken alana girdim. O anda katılımcı sayısının çokluğu yüzüme çarptı işte. Start çizgisiyle aramda yaklaşık 200 metre vardı ve bu 200 metre insanla doluydu.

Kalabalık oldukça coşkuluydu. Kısa bir konuşma yapıldı. Yarışma tarihinin katılımcı rekoru kırıldığı bilgisi verildi. Bu o gün kırılan ilk rekor olmayacaktı. Ve start verildi. Start çizgisini geçerken saatimi de başlattım. Taktiğim oldukça basitti. İlk 5 kilometreyi 5:30 dk/km ile koşup ikinci 5 kilometreyi yapabilirsem 5:15 ile yapamazsam da yine 5:30 ile koşarak 55 dakika veya altında bitirmek. Yarış tecrübem olmadığından hata yaptığımı startla beraber anladım. Çünkü o insan seli içinde istediğim tempoda koşmak çok da mümkün gözükmüyordu. Hele bir de daha ilk kilometre dolmadan yürümeye başlayanlar herşeyi mahvetti. Çok kızdım kendime starta erken gidip önlerden yer kapmadığım için.

İşte bu duygularla koşmaya başladım. Garmin’de sanal partnerle aramdaki fark açılmaya başlamıştı. Gene de tempoyu çok düşürmemek adına elimden geleni yaptım. Roma askeri kıyafetleriyle koşan eğlenceli kişileri, yürümeye başlayan koşucuları geçip biraz önlere doğru ilerledim. Üçüncü kilometre bittiğinde saatimle yoldaki kilometre işaretleri arasında yaklaşık 50 metre fark oluşmuştu. Saatim önden gidiyordu. Bu yarış gününün 1 hafta öncesinden itibaren koşmayı bırakıp dinlenmeye geçmiştim. Onun etkisinden mi bilmiyorum ama nefesim çok iyiydi ve kalp atış hızım da düşüktü. Beşinci kilometrede kapı vardı ve o kapıdan aynı yolu geri dönecektik; demeye kalmadan karşıdan bir grup gözüktü. 6 kişilik bir grup 5’ten dönmüştü ve işte gidiyorlardı. Alkışladık onları biraz.

Beşinci kilometreye varıp kapıyı döndükten sonra su istasyonu vardı. Yarım litrelik bir şişeyi kaptım hiç durmadan. Fakat açmadım da şişeyi. Sadece elimde bulunsun istedim. Altıncı kilometre civarında kalabalık biraz seyreldi. Ben de tempomu artırmaya başladım. Fakat kontrollü gidiyordum gene de. Yarış tecrübem olmasa da dünyanın kitabını okumuştum hazırlanma dönemimde. Bir anlık gazla tempo artırmanın kötü sonuçlar doğuracağını biliyordum. Nefesim, bacaklarım hala gayet iyi durumdaydı. Yedinci kilometreden sonra biraz daha artırdım tempomu. Artık bariz bir şekilde geçiyordum insanları. Yarışın sonu yaklaşıyordu ve ben çok keyif alıyordum yarıştan. Derken dokuzuncu kilometreyi geçtik ve uzaktan finish gözüktü. Artık yorulmaya başlamıştım. Son bir kilometrede yolun sağında ve solunda kalabalık izleyici kitlesi vardı. Yaşlı bir amca yüksek sesle moral verip gaza getiriyordu koşucuları. Amca beni de gaza getirmeyi başardı. “Come on, last 1 kilometer, keep going, you are almost there” nidaları arasında son atağımı yaptım. Ve ilk yarışımı tamamladım. Saatim 30 metre az gösteriyordu mesafeyi.

5 kilometre boyunca elimde taşıdığım suyu açıp tek dikişte bitirdim. Kendimi tebrik ettim. Görevlilerin dağıttığı madalya ve su içeren paketimi aldım ve ıslak tişörtümü değiştirip bacaklarımı esnetmek üzere yolun kenarına geçtim. Biraz soluklanıp sponsor dergilerinden ve hediyelerinden aldıktan sonra tekrar finish bölgesine dönüp maratoncuları bekledim. 1990 doğumlu Etiyopyalı Ayele Abshero 2:04:23 ile müsabaka rekorunu kırdı. Yani Dubai Maraton tarihinin en iyi derecesini elde etti. Ve bu arkadaş ilk maratonunu koşuyordu. Ayrıca bu süre dünya maraton tarihinin en iyi dördüncü derecesi oldu. Ayrıca ilk 4 atletin tamamı 2:05 altında koşmuş oldu. Kadınlarda ise ilk 3 atletin üçü de 2:20 barajının altında dereceler elde ettiler. Yani kırılmadık rekor kalmadı neredeyse, coştu herkes.

Netice itibariyle çok güzel ve başarılı bir organizasyon oldu. Kendi adıma ilk yarışım olduğu için bende özel bir yeri oldu bu organizasyonun. Umarım seneye de katılabilirim.

Hayatta olmak güzel, koşmak güzel…

 
Leave a comment

Posted by on January 30, 2012 in atletizm, fotograf, koşu

 

Tags: , , , ,

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: